Toros Dağları ve Akdeniz’in birleştiği yerde küçük bir yarımada olarak her göreni büyüleyen Alanya’yı, sıradan bir yer olarak anmak Alanya’nın muhteşem manzarasını hiç görmemiş, Kızılkule ve önünde akan Akdeniz manzarası eşliginde kahvesini yudumlamamış, tarih, doğa ve farklı lezzetlerin derinliklerinde kaybolmamış bir insan için olağandır. Fakat birkez Alanya’yı tatmış biri için artık geri dönüş yoktur. Birkaç günlük gezinizi uzatmak için her yolu dener, hatta yerleşme planları bile yapabilirsiniz.

Hadi gelin şöyle bir Akdeniz havası alalım…

Eğer Alanya’ya gidecekseniz birkaç günde neler yapılır, nerelere gidilir, nelerin tadına bakmadan dönülmez hemen tüyoları veriyorum:

Nerelere gidilir? 
Alanya Kalesi

Alanya Kalesi’ni aslında hepimiz yakından biliyoruz 🙂 Nereden mi? Cüneyt Arkın’ın surlardan atladığı zıpladığı filmlerden tabii ki. İşte o surlar Alanya Kalesi’ne ait. Günümüzde halen yerleşim yeri olarak kullanıldığından trafiğe açık. Size tavsiyem kaleye yürüyerek çıkmanız. Yol üzerindeki yamaçlarda bulunan kafelerde manzaranın tadını çıkarıp, teyzelerin yaptığı ipek dokumaları, su kabakları boyamalarını mutlaka görmelisiniz.  

Kızılkule ve tersane

İskelede bulunan büyüleyici atmosferdeki kule, zamanında denizden gelecek saldırıları önlemek amacıyla yapılmış. Şimdilerde ise Etnografya müzesi olarak ziyarete açık. Kuleyi gezip, en üst katında iki sütun arasında fotoğraf çektirmeden dönmemelisiniz. Hiç kimse Instagram takipçilerini bu manzaradan mahrum bırakmak istemez 🙂

Dim Çayı

Alanya’da olup ‘tatlı suda yüzmek istiyorum’ ya da ‘denizde yeteri kadar serinleyemiyorum’ diyenleri böyle alalım… Ki ben de bunlardan biriyim. Hem Toroslardan gelen buz gibi suda yüzerek serinleyebilir hem  de serin havada çardaklarda uyuyup dinlenebilirsiniz. Favori menü kremitte alabalık.  

Damlataş Mağarası

Meşhur Kleopatra plajında yer alan mağara zamanla sarkıtlardan damlayan su damlalarıyla, çeşitli figürler ve uzun sarkıtlar oluşturmuş. Büyüleyici güzelliğinin yanı sıra astım hastalarına iyi gelen havasıyla da biliniyor. Mağarada en azından beş dakika kalın, kendinizi çok iyi hissedeceğinize eminim.

Ne yenir? 

Gülüklü Çorba (Hülüklü Çorba)

Haşlanmış nohut, haşlanmış tavuk eti, pirinç, tavuk suyu, tereyağı, işkembe, domates salçası, limon suyu ve baharatların yanı sıra gülük denilen ve keçi kıymasından hazırlanmış küçük köfte toplarıyla hazırlanmış besleyici bir çorba. Özellikle düğün yemeklerinin olmazsa olmazı olan bu çorba, büyük buluşmaların yapıldığı özel günlerde veya taziyelerde hazırlanıyor. Bir kase çorbaya, yarım limon suyu ile tüketilmesi tavsiye olunur.   

Öküz Helvası (Öksüz Helvası)

Öküz helvası nam-ı diğer öksüz helvası, çocuklarına yedirecek bir şey bulamayan bir annenin evdeki son malzemelerle hazırladığı rivayet edilen bir helva. Üzüm pekmezi, tereyağı ve undan yapılan helva oldukça besleyici olup 5 kişilik miktarı yaklaşık 4278 kcal değere sahip. Helvanın bir de ritüeli var. Helva, ortasında bir havuz oluşturacak şekilde tabağa alınır. Havuz yapılan kısma eritilmiş tereyağı doldurulur. Tabağın kenarlarından alınan helva lokmaları, tereyağı havuzuna batırılıp yenerek havuzun olduğu kısma kadar gelinir. Havuzu yıkan lokmayı kim alırsa bir sonraki helvayı o kişi yapar. 

Laba Dolması

Alanya’da özellikle keçi eti sık tüketiliyor. Dolayısıyla keçi etinden birçok yemek yapılıyor. Laba Dolması da bunlardan biri. Keçinin ‘Labalık’ etinin içine keçi karaciğeri, keçi kıyması, pirinç, badem, soğan, domates, maydanoz ve baharatlarla hazırlanmış iç harcın eklenmesiyle hazırlanıyor. Özel bir yemek olan Laba dolması için “yedim” yerine “Labayı deştim” deniyor. 

Çiğirdik

Susam Alanya’da çokça üretiliyor. Çiğirdik ise susam ve pekmezden yapılan kıtır kıtır bir lezzet. Tavada iyice kavrulan susamlara pekmez ekleniyor ve mermer bir zemine alınıyor. Oklava ile incecik açılan karışım, soğumadan kesiliyor.

S Pasta

Alanya’nın nemli havasında uzun süre nemlenmeden muhafaza edilebilen, çaya batırılmadan yenmeyen ve adı ‘pasta’ olsa da esasında S şeklinde bir kurabiye diyebileceğimiz bir lezzet. Un, yağ, yumurta, şeker, kabartma tozu, karbonat ve limon suyuyla hazırlanan hamur kıvamını yakaladıktan sonra S şekli verilerek tepsiye diziliyor.

Göleviz Yemeği

Kemikli et ve haşlanmış nohutla yapılan bir kış yemeği. Göleviz Türkiye’de pek bilinmese de Alanya’da severek tüketilmektedir. Bıçakla kesildiğinde kaygan bir salgı bırakan göleviz doğranmaz bunun yerine bıçakla bir çentik atıldıktan sonra parça parça koparılarak küçültülür. Tadı ve dokusu patatesi andırsa da lezzeti patatesten çok daha yoğundur.

Fıstıklı Limonata (Fıstıklı Şerbet)

Ürettiklerini kaynaştırmayı çok iyi başaran Alanyalılar, şehirdeki limon ve fıstığı çok sade bir yöntemle bu şerbette harmanlamışlar. Alanya’da limonatalar, içine kavrulmuş fıstık atılarak servis ediliyor. 

Ülübü Piyazı

Sirke veya limonla hazırlanabilen, soğanlı, maydonoz ve dereotlu bir piyaz. Ülübü ise börülcenin yöredeki adı. Kuru ülübülere kararmaması için limon suyu ilave edilerek haşlanıyor ve üzerine diğer malzemeler ekleniyor. Yağ konusunda elinizi korkak alıştırmayın, bu piyaz yağı seviyor.

Dikenli Kabak Talaturu (tarator değil)

Dikenli kabak Alanya’da oldukça sevilen ve özellikle talaturlanarak tüketilen bir sebze. Dış şekline göre dilimlenen kabaklar bir müddet suda bekletiliyor ve kaygan yapısından arındıktan sonra ince ince dilimlenerek kızartılıyor. Bu esnada havanda ceviz ve sarımsak iyice dövülüyor. Yağı çıkarılan cevizlerin üzerine su ilave edilerek kıvamı ayarlanıyor ve sarımsak ile limon suyu ekleniyor. Kızartılan kabakların üzerine talatur eklenip servis ediliyor. Talatur Alanya’da birçok yemekte kullanılan bir sos. 

Tömeken Yoğurtlaması

Tömeken, semizotunun Alanya’daki adı. Temizlenen tömeken yapraklarının üzerine sarımsaklı süzme yoğurt ve yağda kızartılmış toz kırmızı biber ekleniyor.