Antalya’da bulunan Akra Barut Hotel, 1. Uluslararası Meze Festivali’ne ev sahipliği yaptı. Adeta bir bayram havasında geçen festivalde, çeşit çeşit mezeler ‘Nitelikli Tatlar, Nitelikli Ustalar’ sloganıyla usta şeflerin sunumuyla tüketildi  

Anadolunun zengin tatları, baharatlarımız, denizlerimizdeki çeşitlilik haliyle meze kültürümüzün de gelişmesinde etkili. Neler yok ki… İnsan bakmaya, keşfetmeye, yemeye doyamıyor. Mezenin bu kadar sevilmesinin bir nedeni de tabii ki soğuma kaygısı yaşatmaması. Saatlerce dostlarla yapılacak bir masada mezelerimiz aynı tat ve tazelikte bize eşlik edebiliyor. 

Düşünürken bile ağız sulandıran mezelerin festivali olur da gidilmez mi? Antalya’nın eşsiz doğal güzelliği eşliğinde, falezlerin üzerinde konumlanan Akra Barut Hotel, ilk meze festivalini yaptı. Hem festival hem de meze açısından zenginlikler ülkesi olan ülkemizde ilk kez meze festivali yapılıyor olması açıkçası şaşırtıcı! Ancak, festivale gösterilen yoğun ilgi ve organizasyonun altından başarıyla kalkılması eminim ki festivalin büyüyerek devam etmesini sağlayacaktır. Bu yüzden düşüneni de emeği geçenleri de tebrik ediyorum.     

Türkiye’nin yanı sıra Yunanistan ve Lübnan’dan yaklaşık 20 işletme ve 50’ye yakın şefin katıldığı festivalin şimdiden ikincisi için gün sayıyoruz.  

Meze festivalinde fasıl tadı

Festivalin en güzel yanlarından biri de şeflerin mezelerini katılımcıların önünde yapmalarıydı. İsteyen istediği standta yapılan mezelerin yapılışını takip edebildi. Antakya’dan Yunanistan’a birçok farklı kültüre sahip mezenin yapılışı, sanat eseri izler gibi izlenildi. Bir tarafta mezeler, bir tarafta manzara, diğer tarafta da fasıl olunca ‘Hiç bitmesin’ denilen bir gün yaşandı. 

‘Sen en çok hangilerini beğendin?’ diye soracak olursanız? Listem şöyle:  

Antalya’dan

7 Mehmet  Hibeş, Otlu Meyveli Cacık, Ceviz Taratorlu Taze Börülce 

Özellikle otlu meyveli cacık favorim oldu. Semiz otu, yoğurt ve böğürtlen ile hafif ve uyum içinde mükemmeldi. Piyazcı Ahmet’in köfte-piyazı ise Antalya’ya gelip ‘Yemeden dönülmesin’ler arasında.

Atina’dan

Gaspar -Fava,White Taramas 

Yunanistan tabiki Ege mutfağı olduğundan deniz mahsülü bolca vardı. Midye harikaydı.

İstanbul’dan

Kaş’dan

Alaçatı’dan

Beyrut’dan

Ege’den

Hatay’dan

Bodrum’dan

Bursa’dan

İzmir’den

Edirne’den

Cunda’dan

Kıbrıs’dan